Could, May ve Might’ın Olasılık Durumlarında Kullanımını Öğrenin!

Önceki yazımızda sizlerle can, should ve must sözcüklerinin olasılık durumlarında nasıl kullanıldığına bakmıştık. Bu yazımızda da could, may ve might sözcüklerinin aynı durumlarda nasıl kullanıldığını inceleyeceğiz. İngilizce öğrenenlerin en çok sorun yaşadığı sözcüklerden birkaçı olabilir bu üçü. Ayrıca öğrencilerin, could ve might’ın yalnızca geçmiş zamanda kullanıldığını sanması da kafa karıştırıcı olabiliyor. Could ve might sözcükleri aynı zamanda günümüz ve gelecekle ilgili olasılıklarda da kullanılmaktadır.

Örneğin, giysi dolabınızın sağlam olmadığını görüyorsunuz ve birisinin üstüne düşerse yaralayacağını ve daha kötüsü sakatlayacağını biliyorsunuz. Bu durumda,

The wardrobe looks very precarious. It could injure someone.

Dolap çok sakat/tehlikeli duruyor. Birini yaralayabilir/sakatlayabilir.

 

Bunun olup olmayacağını bilmiyoruz; ancak olursa ve olduğunda sonucun iyi olmayacağını biliyoruz. Burada gelecekteki bir olasılıktan söz ediyoruz. Bu tür durumlarda may de kullanılabilir. Could ve may anlamca birbirine yakındır.

 

Hangisini kullanmaya karar vermeye çalışırken eylemi göz önünde bulundurmanız size çok yardımcı olacaktır. O işi yapmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Yapması kolay mı, zor mu? Örneğin:

 

I may/could see my friend today.

Bugün arkadaşımla görüşebilirim/arkadaşıma uğrayabilirim.

 

Arkadaşınızla görüşüp görüşmeyeceğinizi bilmiyorsunuz; ancak yine de bir olasılık var. Eğer bu kişi sevmediğiniz birisi olsaydı ya da dışarı çıkasınız olmasaydı aşağıdaki cümleyi kurabilirdiniz.

 

I might see my friend today.

Bugün arkadaşımla görüşebilirim/arkadaşıma uğrayabilirim.

Anlayacağınız üzere, might sözcüğü daha az olası durumlar için kullanılıyor. Daha da anlaşılır kılmak için şu örneklere bakalım:

 

I might travel to Antarctica someday.

Bir gün Antarktika’ya yolculuk yapabilirim.

Antarktika’ya gitmek kolay değildir ve herkes de gitme şansını yakalayamıyor. Ancak aşağıdaki örneğe bakacak olursak;

 

We may/could go downtown this weekend.

Bu hafta sonu şehir merkezine gidebiliriz.

“May/Could” ile bir cümle kurduğunuzda daha olası bir durumla ilgili konuşuyorsunuz.

 

Bir örnek daha:

Çoğumuz ödev yapmayı sevmeyiz, öyleyse;

 

She might do her homework tonight.

“O, bu akşam ödevini yapabilir.” diyebiliriz.

 

We could play some video games this weekend.

“Bu hafta sonu video oyunu oynayabiliriz.” Bu cümlede daha yüksek bir olasılık vardır.

 

Pek de gitmek istemediğiniz bir parti düşünün.

I might not go to the party.

“Partiye gitmeyebilirim.” demeniz daha yerinde olacaktır; çünkü “I may not go to the party.” derseniz karşınızdaki kişi anne babanızdan izin alamadığınızı düşünebilir. Eğer birisi partiye gitmeyi isteyip istemediğinizi soruyorsa ve alaycı, iğneleyici yanıt vermek istiyorsanız “Yeah, I might.” diyebilirsiniz.

 

Hava durumuyla ilgili olasılıklarda da could, may ve might kullanabiliriz.

 

It could/may rain tonight.

“Bu akşam yağmur yağabilir.” dediğinizde, daha olası bir durumdan söz ediyorsunuzdur; ancak

 

It might rain at the weekend.

“Bu hafta sonu yağmur yağabilir.” dediğinizde daha az olası bir durumdur.

İngilizce konuşma odaklı bir dil kursu olan Konuşma Kulübü’nde uluslararası regülasyonlara uygun  eğitim müfredatı ile her ders İngilizce konuşursunuz. Konuşma Kulübü'nün İngilizce konuşma odaklı derslerinde yeni bilgiler öğrenirsiniz ve İngilizceyi konuşarak öğrenme imkânı bulursunuz. Günlük hayatınızda da bu bilgileri özgüvenle kullanabilirsiniz kendinizi İngilizce olarak rahatlıkla ifade edebilirsiniz. Ders dışı aktivitelerimizden biri olan Grammar Club etkinliğimize katılabilir, gramerde eksik olduğunuz konuları tamamlayabilirsiniz.

WhatsApp Hemen Ara