Ana dilimiz olan Türkçede fark etmişsinizdir, kitaplarda okuduğumuz Türkçe ile günlük kullandığımız konuşma dili arasında büyük fark var. Konuşma dilimizin, izlediğimiz ve okuduğumuz yayınlara da yansıdığını görebiliyoruz. Bazı olaylara karşı tepkilerimiz değişiyor, sözlükte karşılığı olmayan ifadeler kullanıyoruz. İşte bunlara İngilizcede slang deniliyor, Türkçe karşılığı tam olmasa da sokak ağzı olarak çevirebiliriz.

Bu durum tabii ki İngilizcede de var. Hatta İngilizce, dünyada çok fazla insanın bu dili konuşmasından kaynaklı olarak yeni tabirlere ve ifadelere daha açık.

Yabancı dil konuşan insanlar ile konuşurken ya da dizi ve filmlerde sık rastlayacağınız ifadeleri sizin için listeledik.

Keyifli okumalar dileriz!

 

1. UNREAL

Tarif edilemeyecek kadar güzel olan olaylar için kullanılır.

- I love this party, it’s just unreal!

Bu partiyi sevdim, inanılmaz!

 

2. KUDOS

Tebrikler anlamında kullanılır.

Kudos for organising this party. It’s brilliant!

Partinin organizasyonu için tebrikler, şahane olmuş!

 

3. BOTTOM LINE

Asıl mesele anlamında kullanılır. Türkçede günlük hayatta kullandığımız, “asıl mevzu” ile eş değer anlama gelmektedir.

-The bottom line is we just don’t have enough money to make it work.

Asıl mesele bu işi yapmak için yeterli paramızın olmaması.

 

4. DISS

Birine saygısız davranmak anlamına gelmekle beraber, günümüzde özellikle rapçiler arasında “kışkırtma” anlamında da kullanılmaktadır.

- Stop dissing her behind her back. Show some respect!

Ona arkasından laf atmayı bırak. Biraz saygı göster!

 

5. DIG

Bir şeyi çok sevdiğini belirtirken kullanılan bir sözcüktür.

- Hey, I dig your new style. Where did you buy that t-shirt?

Yeni tarzına bayıldım! Tişörtünü nereden aldın?

 

6. ACE

İki anlamı vardır; biri bir şeyi çok beğendiğin zaman kullanılır, diğeri ise bir şeyi başardığın zaman ‘işte bu, başardım’ anlamında kullanılır.

A: Ace! I just got a promotion at work!

B: Robert aced his physics exam!

 

A: İşte bu! İşimde terfi aldım!

B: Robert fizik sınavından başarıyla geçti!

 

7. ALL RIGHT?

Özellikle dizi ve filmlerde sıkça karşılaştığımız bir soru tarzı olarak merhaba, nasılsın sorusu yerine geçer.

A: All right?

B:Good thanks, you all right?

 

A: İyi misin?

B: İyiyim teşekkürler, sen iyi misin?

 

8. FULL OF BEANS

Yüksek enerjili kişileri tanımlamak için kullanılır, bizdeki ‘arpası fazla gelmek’ deyiminin benzeridir.

- All the children were full of beans at the party today. I couldn’t get any of them to sit still!

 Bugün partide bütün çocuklar fazla enerjiklerdi. Hiçbirinin oturmasını sağlayamadım!

 

9. PIECE OF CAKE

Bir şeyin çok kolay olduğunu anlatmak için kullanılan bir söz öbeğidir. Türkçede kullandığımız “çocuk oyuncağı” benzetmesi gibi düşünebilirsiniz.

A: What did you think of the exam? I thought it was really difficult.

B: No, it was a piece of cake!

 

A: Bugünkü sınav hakkında ne düşünüyorsun? Bence gerçekten zordu.

B: Hayır, çocuk oyuncağıydı!

 

10. BLIMEY

Şaşırma tepkisidir, bizdeki ‘hadi ya!’ tepkisine benzer.

Blimey, look at all this mess here! I’d only left the house for an hour, and look what you’ve done.

Vay canına! Şu kargaşaya bak! Yalnızca bir saatliğine evden ayrıldım, yaptıklarına bak!

 

Konuşma Kulübü’nün İngilizce konuşma odaklı 8 kişilik sınıflarında, ilk dersten itibaren CEFR kriterlerini baz alan eğitim müfredatı ile güncel konular hakkında konuşursunuz. Böylece her ders, İngilizce konuşma becerinizi geliştirirken günlük konuşma diline de aşina olursunuz.

WhatsApp Hemen Ara