İngilizcede noun (ad) türündeki sözcüklerin başında sık sık gördüğümüz a/an ve the, varlıkların belirli ya da belirsiz olduğunu anlamamıza yardımcı olur. İngilizce öğrenmeye başladığınız ilk dönemlerde “bir” anlamına gelen a/ an’i öğrenmiş olabilirsiniz, “the” ile karşılaştırıldığında daha rahat anlaşılıyor. Her ikisinin de nasıl kullanıldığına bir göz atalım.

 

Öncelikle sözcüklerin başına nasıl a ya da an geldiğini anımsayalım:

a bag

a car

a girl

Yukarıdaki örneklerde, sözcüğü okurken ilk çıkan sese (harfe değil) önem vermeniz gerekmektedir. İlk duyduğunuz ses sessiz olduğu için, sözcüğün başına “a” ekleriz.

an apple

an egg

an iron

Burada da sözcükleri okuduğunuzda ilk çıkan sesler sesli olduğu için, sözcüklerin başına “an” eklendi.

UYARI: Az önce de dediğimiz gibi, aşağıdaki örneklerde göz önünde bulundurmanız gereken ilk duyduğunuz sestir.

 

a university - ilk duyduğunuz ses “ü” değil, “” olduğu için sessizle başlıyor. Başında “a” kullandık.

an hour - bu sözcükte h sessizdir, öyleyse ilk duyduğunuz ses “a”. Başına “an” ekledik.

A/ an tanımlayıcılarının “bir” anlamına karşılık geldiğini söylemiştik; ancak her zaman “one” ile değişmeli kullanamazsınız. a/an tanımlayıcılarını, karşıdaki dinleyiciye yeni bir varlığı tanıttığınız durumlarda veya belirsizlik durumlarında kullanırsınız.

I have a teacher…

I have one teacher…

Yukarıdaki ilk örnekte, bir kişiye herhangi bir öğretmeninizden söz etmek istediğiniz durumlarda “I have a teacher…” dersiniz. Karşıdaki kişi, o kişiyi tanımıyor ve öğretmenleriniz arasından birisiyle ilgili veriyorsunuz.

“One teacher” dediğiniz durumda anlam tümüyle değişmektedir, karşıdaki kişi sayıca yalnızca bir öğretmeniniz olduğunu düşünebilir.

Sayıca yalnızca bir kız kardeşiniz varsa “I have a sister.” ve “I have one sister.” demenizde bir sakınca yoktur. Aynı biçimde “one thousand” ve “a thousand” derken de a/ an ve one birbirleriyle değişmeli olarak kullanılabilir.

 

the” ise ana dili Türkçe olanların öğrenirken zorluk yaşadığı bir kullanım. Yolda yürürken bir kitap bulduğunuzu varsayalım ve bunu da birisine anlatıyorsunuz:

“I found a book.”

Bir kitap buldum. Burada sayıca bir kitap bulmuş olsanız da söz konusu olan sayısı değildir ve önemli değildir; demek istediğiniz şey, “herhangi bir kitap” bulmuş olmanızdır.

Bu kitabı karşınızdaki kişiye tanıttıktan sonra şunu diyebilirsiniz:

 

The book is in English.”

Kitap, İngilizce dilinde.

Karşıdaki kişi, artık hangi kitap olduğunu bildiği için “the” kullanmanız gerekir.

Bir süre önce kaybolan bir kitabınızı bulduğunuz durumlarda iki kişi de hangi kitap olduğunu bilecektir, öyleyse:

“I’ve found the book!”

Kitabı buldum!

 

İngilizce konuşma odaklı bir dil kursu olan Konuşma Kulübü’nde CEFR kriterlerine uygun  eğitim müfredatı ile İngilizceyi ilk dersten itibaren her ders konuşursunuz. Böylece İngilizce konuşurken öğrenmeniz gereken tüm ifadelere hâkim olursunuz. Türkiye’nin ilk ve tek 8 kişilik sınıflarında, her ders yeni bilgiler öğrenirsiniz ve İngilizceyi konuşarak öğrenme imkânı bulursunuz. Günlük hayatınızda da bu bilgileri özgüvenle kullanabilirsiniz kendinizi İngilizce olarak rahatlıkla ifade edebilirsiniz. Ders dışı aktivitelerimizden biri olan Grammar Club etkinliğimize katılabilir, gramerde eksik olduğunuz konuları tamamlayabilirsiniz.

WhatsApp Hemen Ara